Duyurular





E-Bülten

KÖSTEBEK KİTABINI BASANLARA NE OLDU?





 
http://odatv.com/peki-o-kitabi-basan-ismin-hayati-nasil-degisti-2610161200.html


Adı: Hayri Bildik.

Özellikle 15 Temmuz’dan sonra insanların elinden düşmeyen Necip Hablemitoğlu’nun “Köstebek” kitabını basan Toplumsal Dönüşüm Yayınları’nın sahibi.

Bildik son zamanlarda altından kalkması zor şeyler yaşıyordu: Bir taraftan maddi imkansızlık, bir taraftan da sağlık sorunları… Cumartesi günü ağır bir ameliyat geçirdi, bir böbreği alındı. Ameliyattan sonra telefonla konuştuk. Sağlık durumundan, başına gelenlere kadar her şeyi anlattı.

Necip Hablemitoğlu, Gülen Cemaati’nin devleti sardığını ve her hücresine kadar örgütlendiğini söylüyordu. Hablemitoğlu sadece söylemekle kalmadı, bildiklerini yazmaya başladı. Kitap daha basılmadan katledildi.


“BİR İNSAN ÖLDÜRÜLÜYOR, KİTABINI BASACAK YER YOK”


Hayri Bildik’in hayatının dönüm noktası da, Hablemitoğlu’nun “Köstebek” kitabını basacak yayınevinin olmadığını öğrenmesi oldu. Bildik Köstebek’in basımına talip olmasını “Necip Bey'in Köstebek'ini daha öne kitaplarını basan Otopsi yayınları yayınlamadı. Dosya ortada kalmış. O güne gelene kadar ben sol çizgide kitaplar basan bir yayıneviydim. Bizim ülkemizde bir insan öldürülüyor. Kitabını basacak bir yayınevi bulamıyorlar, diye öğrendikten sonra ben talip oldum. Benim avukat bir yeğenim var. O söyledi bana kitabı basacak yayınevi bulunamıyor, diye... ‘Olur mu’ dedim… Ailenin o zamanki avukatı Hüseyin Buzoğlu'na gittik, kitabın sözleşmesini yaptık, kitapları ben bastım” diye anlatıyor.


 GECE GİZLİCE SOKAK SATICILARINA DAĞITTI


Hayri Bildik için kitabın basımı da dağıtımı da kolay olmadı. Kitabı matbaaya sokmadan önce dağıtımcıları tek tek gezdi, kaç kitap istediklerini sordu. İlk çıkan rakam 20 bindi. Ancak dağıtımcılar söyledikleri rakamları almadılar. Bildik’in, zorla kapılarına koyarak dağıtabildiği kitap sayısı 4 bin 500’de kalmıştı. Kitabı “birileri” dağıttırmadı. Bildik son çare olarak geceleri arabasının bagajına koyduğu kitapları gizlice sokak satıcılarına dağıttı. Tek derdi, Köstebek’in insanlar tarafından okunmasıydı.


KAÇIRMAYA ÇALIŞTILAR


Keza kitap daha matbaadayken baskılar başlamıştı. Kitabın basıldığı matbaayı polisler basmış, zor zahmet baskıya devam edilebilmişti. Kitap basıldıktan sonra ise, Hrant Dink’le komşu olduğu Bakırköy’deki evinden kaçırmaya çalıştılar Hayri Bildik’i. Kendisini zor zahmet Bakırköy Doğumevi’nin bahçesine atabildi.
Hayatı değişmişti artık Bildik’in. Öldürülmemek için, kendi güvenliği için önlemler almaya başladı. Evine gitmedi, yayınevinde yaşamaya başladı. Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu ziyaretine geldiğinde gördüğü manzaranın karşısında “Hayri Bey siz burada nasıl yaşıyorsunuz?” diyebilmişti. Bildik o dönem yaşadıklarını telefonda şöyle anlattı:

“O zamanlar kimse bana inanmamıştı. Keşke inansaydı... 2002 - 2003 yıllarında feryadı figan ediyordum. Bugün dostum olan birçok insan da o zamanlar bana inanmamıştı. Ben Köstebek'in önsözüne ‘Devletin içine kümelenmiş bir çete var’ diye yazmıştım. Kitabı okuduğunuzda bir pislik olduğunu görüyordunuz zaten.”


VE TUTUKLANDI


Ergenekon operasyonları başladığında, Hayri Bildik’in sahibi olduğu Toplumsal Dönüşüm Yayınları’nda çalışan 2 kişi tutuklandı. Dalga dalga gelen operasyonlar, sonunda Bildik’e de ulaştı. Evi, ofisi polisler tarafından basıldı. Tutuklandı.


KATİL İLAN ETTİLER


Hayri Bildik’i sadece tutuklamakla kalmadılar. Bildik kendisini asıl üzen şeyi ise “Necip Bey'i öldürenler hem katlettiler, hem de kitaplarını yayınlayan adamı katil ilan ettiler. Bunlar arama yaptıkları evimde, ofisimde Necip Bey'in öldürülmesiyle ilgili krokileri bulduklarını söylediler. Ben mahkemede çıkıp ‘Ben AKP'yi zaten devireceğim. Siz bulduğunuz cinayet krokilerini açıklasanıza’ dedim. Açıklamadılar, çünkü yoktu öyle bir kroki. O dönem Zaman başta olmak bütün yandaş gazeteler ‘krokiler bulundu’ diye haberler yaptı” ifadeleriyle anlattı.
Sonunda tahliye oldu Bildik. Mahkeme verdiği kararında Bildik’e 12 yıl 6 ay, Toplumsal Dönüşüm Yayınları’nda çalışanlardan birine 18 yıl, birine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.  


MADDİ ZORLUKLAR, KANSER, BASAMADIĞI KİTABI…


Bundan sonrası için sözü Hayri Bildik’e bırakalım:

“Bu geliş gerçekten 2002 – 2003’den gelir. Kimimizi kanser ettiler, kimimizi hapse attılar. Yapmadıkları şey kalmadı. Bunlar yaşandıktan sonra, ne ben borcumu ödeyebildim ne de borcu olan bana borcunu ödedi. Adam ‘Sen örgüt üyesisin’ dedi, borcunu ödemedi. Ben de borcum olanlara ödeme yapamadım. Yayınevini kapatmak zorunda kaldım.


Benim sosyal güvenliğim yoktu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'ya da borcum vardı. Mecliste yasayı değiştirip SGK'ya borcu olan bütün hastaların tedavilerini kestiler. Haziran ayı içerisinde 2 kez kalp krizi geçirdim. Kalp krizlerinden sonra da doktorlar kanser olduğumu, kalp krizlerinin kanserden kaynaklandığını söylediler. Haziran ayında kanserin 2. aşamasındaydım, başlangıcındaydım yani. Ben de gittim dostlarımdan 3-5 kuruş toplaya toplaya 8 bin küsur lirayı buldum, götürdüm yatırdım.


İzmir'de Başkent Üniversitesi'nin hastanesi var. Bana ‘Sosyal güvenliğin var mı?’ diye sordular. ‘Var’ dedim. Sağolsunlar Başkent Üniversitesi’nde beni ameliyata aldılar. Bir böbreğim alındı, patolojiye gönderdiler. Patoloji sonuçlarına göre tedavimize yön vereceğiz. Kalpte de kronik kalp yetmezliği var…

İzmir'de Yer Gök Yayınevi adında küçük bir kitapçı açtım. Kendi görüşümde kitapları yayınlamaya çalışıyorum.

Yaşadıklarımla ilgili 'İftiraname' adlı bir kitap çalışması yaptım. Yayınlayacağım, kitap hazır ama sağlık sorunları ve ekonomik imkansızlıklardan yayınlayamadım."

Sami Menteş
Odatv.com
 

Anket




Müzik Yayını

566868 Ziyaretçi

Hava Durumu